27th Edition…

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Yirmiyedi… Sayı olarak çok kişide anısı vardır, benim için bugün önemi başka. Bugün 28 Ocak 2011 ve ben yirmiyedinci yaşımı doldurdum. Bu yazıyı okuyanların bazıları “Oha herif yirmiyedi olmuş”, bazıları ise “ulan eşşolusu daha yirmiyedi, bi’ de artizlik yapıyor…” diyordur, duyar gibiyim, zamanında ben dedim. Çok olay geçti başımdan, bazen çok utandım, çok üzüldüm, çok da güldüm. Çok eğlendim, çok üşüdüm, çok aşık oldum. Genelde şanssız olduğumu düşündüm, çok isyan ettim. Seviştim, debelendim (Ah Nejat abi, her yazıda anmasam olmaz). Umut ettim çok, çok hayal kurdum. Bir çoğunu da gerçekleştirdim. Yirmiyedi seneye bir sürü arkadaş, iki üniversite, iki-üç enstruman ve dünya kadar da gereksiz bilgi sığdırdım. Hepsinden memnunum diyebilirim. Biri hariç. Çünkü ondan çok memnunum.

Hepsi geride kaldı yaşadıklarımın. Unuttum bazılarını, bazılarını da unutmamak için hatırlıyorum ara sıra, yad ediyorum. Ama benimle gelen birşeyler var. Gece gündüz kadar farklı da olsak, binlerce kilometre olsa da aramızda, bir “merhaba” kadar uzak. Birileri var hayatımda, ne kadar kızsam da, bağırsam da, ne kadar da sevsem… aynı mesafede hep bana. Ayaktayken de, yerdeyken de… neresinde olursan ol hayatın, yok kadar uzak, dostlarım.

Az arkadaşım var herşeyimi paylaştığım. Toplasan bir elin parmağını geçmez. Bazen üzer bu durum beni. Hep aynı kişilerin başı ağrır çünkü ben tırmalarken. Şimdiye kadar pek seslerinin çıktığını görmedim ama bıktılar benim derdimden kederimden, biliyorum.

Son günlerde herşey kötü giderken yine, doğum günüm yetişti. “Ulan” dedim, “Bi’ yerden bişey çıkar mı?”. Çıkmadı. Hatta kimse aramadı. Derken… Bir mail. Bir video. İzledim, dibim düştü. Çok mutlu oldum, çok iyi geldi. “Kesin” dedim “Gül’ün başının altından çıkmıştır.” ve bildim. Yirmiyedi seneye belki yirmiyedi dost sığdıramadım ama, onlar beni bir kaç yirmiyedi sene daha çeker diye umut ediyorum. Ve çok teşekkür ediyorum orada oldukları için. Hep orada kalın, yalın.

Kimdir O: E.Erdem ÖZLÜ
Mühendis olan yazarımız, içkilerden Mojito'yu pek sever hatta nanelerini yer. Hayattaki tek derdi günün birinde bir kotra satın alıp okyanus geçmektir. Âlem hakkındaki diğer bilgileri gereksizdir, kaale alınmayacak bir çok görüşün sahibidir.



Lakırtılar

2 Lakırtı. Konumuz: “27th Edition…”
  1. cizgivirusu diyor ki:

    yeni gördüm bu yazıyı:) burdayız, bir yere gittiğimiz yok kaptan! hem gece olmadan gün doğmaz derler, tekrar iyi ki doğmuşsun, nice 27lere;)

'Bana da dert oldu' bölümü..

Sen de söyle. Söyle ki içinde kalmasın...
Söylerim söylemesinde 'resim nerden şeyedeceğük' diyorsan gravatar'ını yükle de resmin olsun yorumunda, resmi olsun yorumun.

*